Evcil Hayvan Dostu Bitkiler

Evcil hayvan sahipleri için iç mekan bitkileri seçerken bitkilerin toksik olup olmadığı önemli bir konudur. Kediler ve köpekler doğaları gereği meraklıdır ve bitkileri kemirme eğiliminde olabilirler. Bu nedenle, evcil dostlarımız için zararlı olabilecek bitkileri belirleyip, güvenli seçeneklere yönelmek büyük önem taşır.
Meraklı patili dostunuz varsa, toksik olmayan bitkileri tercih edin veya toksik olanları erişemeyecekleri bir yerde konumlandırın.
Eğer bir kedi sahibiyseniz, ekstra dikkatli olun. Kediler, bitki toksinlerine karşı köpeklerden daha hassastır ve yaprakları ve çiçekleri çiğneme eğilimindedir. Ulaşılması zor yerlere bitki koysanız bile, kediler yine de onlara ulaşmanın bir yolunu bulabilir. Meraklı kedilerin olduğu bir evde tamamen toksik olmayan seçeneklere bağlı kalmak en iyisi olabilir.
Evcil hayvan sahibi olmak, bitki sevginizden vazgeçmeniz anlamına gelmez. Biraz planlamayla, hem yeşilliklerinizi hem de tüylü dostlarınızı güvende tutan evcil hayvan dostu bir iç mekan bahçesi yaratabilirsiniz. Evde evcil hayvanlar için daha güvenli bir bitki koleksiyonu oluşturmaya başlamak için aşağıdaki en iyi evcil hayvan dostu bitkilerimize göz atın.
Evcil Hayvan Dostu Bitkiler (Toksik Olmayan Türler)
Eğer evcil hayvanınız varsa, toksik olmayan bitkileri tercih etmek en güvenli yoldur. İşte güvenle tercih edebileceğiniz bazı iç mekan bitkileri:

Dypsis Lutescens – Areka Palmiyesi
Hava temizleyici özelliği ile bilinir ve toksik değildir. Bakımı kolay olan Areka Palmiyesi aynı zamanda oldukça popüler bir iç mekan bitkisidir.

Chlorophytum comosum – Kurdele Çiçeği
Dayanıklı ve toksik olmayan, evcil hayvan dostu bir bitkidir. Bakımı kolay, çeşitli ışık koşullarında gelişir.

Calathea – Kalatya Türleri
Dekoratif yapraklarıyla dikkat çeken Kalatya türleri, estetik görünümleriyle oldukça popülerdir. Kalatyalar, evcil hayvanlar dostu türlerdir.

Pachira aquatica – Para Ağacı
İyi şans getirdiği söylenen Para Ağacı, benzersiz örgülü gövdesiyle dayanıklı, evcil hayvanlar için güvenli bir bitkidir. Parlak, dolaylı ışıkta gelişir ve toprak üst kısmı kuru olduğunda sulanması gerekir.
Evcil Hayvanlar İçin Zararlı Olan Bitkiler (Toksik Türler)
Bazı popüler iç mekan bitkileri, evcil hayvanlar için toksik olabilir. İşte kaçınılması gereken bazı bitkiler:
Dieffenbachia (Difenbahya): Yapraklarındaki kimyasallar ağızda ve boğazda tahrişe neden olabilir.
Spathiphyllum (Barış Çiçeği): Kalsiyum oksalat kristalleri içerir, bu da ağızda yanma, salya artışı ve mide rahatsızlığına yol açabilir.
Philodendron: Yaprakları çiğnendiğinde ağız ve sindirim sistemi tahrişine sebep olabilir.
Monstera Deliciosa (Deve Tabanı): Kalsiyum oksalat içerdiği için evcil hayvanlarda zehirlenmeye neden olabilir.
Aloe Vera: İnsanlar için faydalı olsa da, evcil hayvanlar için sindirim sorunları yaratabilir.
Zamioculcas Zamiifolia (ZZ Bitkisi): Toksik yapısıyla mide bulantısı, kusma ve ağız tahrişine yol açabilir.
Lilium (Zambak Türleri): Özellikle kediler için son derece toksiktir ve böbrek yetmezliğine sebep olabilir.
Sonuç olarak, hem bitkilerinizin sağlığını korumak hem de evcil hayvanlarınızın güvenliğini sağlamak için bilinçli seçimler yapmak önemlidir. Evcil hayvan dostu bitkileri tercih ederek yeşil alanınızı gönül rahatlığıyla oluşturabilirsiniz.

Bitkileriniz ile ilgili sorunuz veya endişeniz mi var? Endişelenmeyin, Greenlium olarak size yardım etmek için buradayız! Sorunuz ne olursa olsun veya ne tür bir bitkiniz olursa olsun, sorularınızı yanıtlamak ve olabileceğiniz en iyi bitki ebeveyni olmanız için bilgilerimizi sizinle paylaşıyor olacağız.
İç Mekan Bitki Bakımı: 10 İpucu
Yaşam alanlarımızı güzelleştiren ve ortamın havasını iyileştiren iç mekan bitkileri, doğru bakım sağlandığında uzun ömürlü ve sağlıklı bir şekilde büyürler. Ancak her bitkinin farklı ihtiyaçları olduğundan, genel bakım kurallarını bilmek ve uygulamak büyük önem taşır. Sulama, ışık, besin desteği ve ortam koşulları gibi faktörler, bitkilerinizin gelişimini doğrudan etkiler.
Bu blog yazısında, bitkilerinizin her mevsim sağlıklı ve canlı kalmasını sağlamak için uygulayabileceğiniz 10 temel ipucunu paylaşacağız. Bitkilerinizin ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve onlara en iyi şekilde bitki ebeveyni olmak için ipuçlarımızı takip edin!

1.DOĞRU BİTKİ SEÇİMİ
Her bitkinin ışık ve nem ihtiyacı farklılık gösterir. İlk adım, bitkinizi konumlandıracağınız alanın ışık ve nem seviyesine uygun bitki türleri seçmektir. Bunun yanı sıra ilk kez bitki ebeveyni olacaksanız, bakımı kolay iç mekan bitki türlerini tercih edebilirsiniz.
2.IŞIK
Bitkinizi konumlandıracağınız alanın aldığı ışık miktarı, seçeceğiniz iç mekan bitkisi için oldukça önemli bir rol oynar. Güneye bakan pencereler parlak ve aydınlık ortam, doğu ve batıya bakan pencereler orta düzeyde ışık alırken, kuzeye bakan pencereler düşük miktarda ışık alır. Bir çok iç mekan bitkisi (deve tabanı, areka palmiyesi, kauçuk gibi bitkiler), parlak ve dolaylı güneş ışığını sever. Bunun yanı sıra bazı iç mekan türleri (paşa kılıcı, zz bitkisi gibi bitkiler) ise düşük ışık koşullarını tolere edebilir. Direkt güneş ışığı seven bitkiler (kaktüs ve sukulent türleri) ise direkt güneş ışığı alan bir yerde konumlandırılabilir.
3.SICAKLIK
İç mekan bitkilerinizin bulunduğu alanın sıcaklığını mümkün olduğunca sabit tutun. Aşırı sıcaklık değişiklikleri bitkinizi strese sokabilir. Ortam sıcaklığını 18-29 derece arasında tutun. Bitkilerinizi; kalorifer, klima gibi yapay ısıtıcı yakınlarında ve soğuk hava akımlarında konumlandırmaktan kaçının.
4.SULAMA
Her bitkinin su ihtiyacı farklıdır. İç mekan bitkinizin toprağını kontrol ederek, ihtiyacı doğrultusunda sulama yapmanız gerekir. Bir çok bitki türü toprağının üst yüzeyi kurudukça sulanmalıdır. Bunun yanı sıra, toprağın alt kısımlarının tamamen kuru olup olmadığını anlamak için bir çubuk veya parmağınızı 4-5 santimetre derine batırarak kontrol edebilirsiniz. Fazla sulama kök çürümesine neden olur.
İç mekan bitkileri, güneş ışığının daha az olduğu kış aylarında daha az su ihtiyacı duyarken, sıcaklıklar arttıkça daha sık sulamaya ihtiyaç duyar. Toprak nemli ise bitkiniz yeterli su miktarına sahip demektir.
5.NEM
İç mekan bitkilerinin doğal ortamlarındaki şartları sağlayabilmek, gelişimleri açısından büyük önem taşır. Tropik bitki türleri aydınlık ortam ve yüksek nem sever. Kış aylarında bu bitki türlerini bir araya toplamak ve bitkinizin yapraklarına su püskürtmek ortamın nem seviyesini artırmaya yardımcı olacaktır.
‘Bitkiler İçin Nemin Önemi’ başlıklı yazımızı buradan okuyabilirsiniz.
6.BESİN TAKVİYESİ
İç mekan bitkilerinizin sağlıklı büyümesi ve gelişmesi için düzenli aralıklarla sıvı gübre veya organik gübreler kullanabilirsiniz. Büyüme mevsimiyle birlikte ilkbaharın başından itibaren sonbahar dönemine kadar besin takviyesi yapabilirsiniz. Fazla gübrenin de bitkilere zarar verebileceğini unutmayın.
7.ZARARLILARLA MÜCADELE
Bitkilerde böceklenme veya hastalık belirtileri gördüğünüzde, doğal ilaçlar veya sabunlu su ile temizleyerek önlem alın.
8.YAPRAK BAKIMI
Yaprakları belirli aralıklarla hafif nemli bir bezle silmek, hem tozlanmayı önler hem de bitkinin daha fazla güneş ışığı almasını sağlar.
9.TOPRAK
Bitkiler besinlerini topraktan alır bu nedenle doğru saksı karışımı sağlıklı bir bitki için önemli bir rol oynar. Toprak, bitkiler için gerekli olan makro ve mikro besin maddelerini içerir. Azot, fosfor ve potasyum gibi elementler bitkilerin büyümesi ve gelişimi için hayati öneme sahiptir. Eksik veya dengesiz besin maddeleri, bitkilerin sağlıksız büyümesine ve hastalıklara karşı dayanıksız hale gelmesine neden olabilir.
10.SAKSI
İç mekan bitkilerinizin sağlıklı gelişim gösterebilmelerinin bir diğer önemli unsuru ise kullandığınız saksıdır. Delikli saksılar, fazla suyu tahliye ederken kök çürümesinin önüne geçecektir. Deliksiz bir saksı kullanıyorsanız, saksının tabanına ponza taşı ekleyerek, drenajı sağlayabilirsiniz.

Bitkileriniz ile ilgili sorunuz veya endişeniz mi var? Endişelenmeyin, Greenlium olarak size yardım etmek için buradayız! Sorunuz ne olursa olsun veya ne tür bir bitkiniz olursa olsun, sorularınızı yanıtlamak ve olabileceğiniz en iyi bitki ebeveyni olmanız için bilgilerimizi sizinle paylaşıyor olacağız.
İlkbaharda Bahçe Bakımı
İlkbaharda Bahçe Bakımı Nasıl Yapılır?
Bahçenizin uzun ömürlü, sağlıklı ve güzel görünmesi için düzenli bakım gerekmektedir. Bahçe bakımı, sadece estetik bir görünüm sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bitkilerin sağlığını koruyarak çevremize olumlu etkiler sunar.
İlkbaharda yapılan doğru bakım, yıl boyunca sağlıklı ve verimli bir bahçeye sahip olmanızı sağlar.

İlkbahar Bahçe Bakımı Hakkında İpuçları
İlkbahar, bitkilerin uyku döneminden çıkıp, uyanışa geçtiği, rengarenk çiçeklerin açtığı bir mevsimdir. Bahçenizin bakımlı ve sağlıklı olması için bazı bakım işlemlerini uygulamak gerekir. İşte bahçenizin ilkbaharda hazır olmasını sağlayacak bakım adımları:
1. Genel Bahçe Temizliği
İlkbahar bakımının ilk adımı, bahçenizdeki kış aylarından kalan, kurumuş dalları ve yaprakları temizlemektir. Ayrıca toprak yüzeyini havalandırarak, bitkilerinizin daha iyi nefes almasını sağlayabilirsiniz.
2. Toprağı Havalandırma ve Gübreleme
Bahçenizin verimli olabilmesi için toprağı havalandırmak ve gübre kullanmak önemlidir. Organik gübre kullanarak toprağın azalan besin değerini artırabilirsiniz.
3. Budama
İlkbahar, budama için en uygun zamandır. Ağaçlarınızın ve çalılarınızın sağlıklı bir şekilde büyümesi için budama yapmalısınız. Kurumuş, hastalıklı veya zarar görmüş dalları keserek bitkilerinizin daha güçlü ve sağlıklı büyümesini teşvik edebilirsiniz.
4. Mevsimlik Çiçekler
Mevsimlik çiçek dikerek bahçenizi renklendirebilirsiniz.
5. Sulama Kontrolü
İlkbahar aylarında havalar değişkenlik gösterir, bu yüzden sulama düzeninizi doğru belirlemek oldukça önemlidir. Toprağın nem oranını gözlemleyerek, bitkilerinizin ihtiyacına göre sulama yapmalısınız.
6. Zararlılar ve Hastalıklara Karşı Önlem
İlkbahar aylarında böcekler ve hastalıklar daha aktif hale gelir. Bitkilerinizde zararlı böceklerin veya hastalık belirtilerinin olup olmadığını düzenli olarak kontrol edin. Organik ilaçlar kullanarak bahçenizi koruyabilirsiniz.
7. Çim Bakımı
Bahçenizde çim alanların daha gür ve sağlıklı olabilmesi için çim havalandırma, biçme ve gübreleme işlemlerini yapmalısınız.

Greenlium İle Profesyonel Bahçe Bakımı
Greenlium olarak, bahçelerinizin sağlıklı ve estetik bir görünüme sahip olması için profesyonel bakım hizmetleri sunuyoruz. Bitkilerinizin mevsimsel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak, düzenli bakım planları oluşturuyor ve bahçenizin her zaman en iyi şekilde görünmesini sağlıyoruz.
Eğer siz de bahçenizi doğanın en güzel haliyle korumak ve uzun ömürlü kılmak istiyorsanız, Greenlium’un profesyonel bahçe bakım hizmetlerinden destek alabilirsiniz.

Pilea 101 – Çin Para Çiçeği
Çin Para Çiçeği – Pilea
Anavatanı Güney Çin olan Pilea peperomioides, çok yıllık bir Asya bitkisidir. Pilea aynı zamanda ısırgan otu ailesinin bir parçasıdır. Son dönemde oldukça popüler olan, Çin Para bitkisi olarak da bilinen Pilea kolay bakımlı bir bitki türüdür. Dekoratif yapraklarıyla fotojenik bir bitki olan Pilea’yı çoğu yerde sıkça görmek mümkün. Drenaj sistemi iyi olan bir saksıda sağlıklı bir şekilde gelişecektir. Aynı zamanda Pilea, çabuk yavru verebilen ve çoğaltılması çok kolay bir bitkidir.

Işık Gereksinimi
Pilea bitkisi, direkt güneş ışığından uzak, dolaylı güneş alan yerde sağlıklı gelişir. Doğrudan güneş ışığına uzun süre maruz kalmak, Pilea’nın yapraklarına zarar verebilir.

Su Gereksinimi
Pilea sulamasında, toprağının sulamalar arasında kurumasına izin vermelisiniz. Aşırı sulamayı ve kök çürüklüğünü önlemek için, sulama yapmadan önce toprağının tamamen kuruduğundan emin olmalısınız. Bulunduğu ortam faktörlerine bağlı olarak sulama sıklığı değişiklik gösterebilir, fakat yaklaşık 10 günde bir kez sulama yapmak, Pilea bitkisi için yeterli olacaktır.
Sulama yapılırken eğer mümkünse klorlu şebeke suyu yerine, içme suyu vermeniz imkanınız yoksa en az 3 gün dinlenmiş suyu veya tercihen yağmur suyunu bitkinize vermeniz önerilir.
Nem İsteği
Pilealar normal oda koşullarında yetişebilen, özel bir neme ihtiyaç duymayan bir türdür. Fakat çok kuru ortamlarda sağlıklı gelişemeyeceği için, düzenli bir şekilde sprey ile yapraklarına fıs fıs yaparak ortamın nem düzeyini artırabilirsiniz. Böylece daha iyi gelişen, sağlıklı bir Pilea’ya sahip olursunuz.
Bitkilerin nem ihtiyacı hakkında daha fazlası için, ilişkili yazımızı okuyabilirsiniz:
*Bitkiler İçin Nemin Önemi
Sıcaklık
Normal oda sıcaklığı Pilea gelişimi için yeterli olacaktır. 10° C’nin altına düşen sıcaklıklarda bitkiniz zarar görür.
Pilea Toprak Karışımı
Pilea nemli toprağı sever, ancak aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Bitkinin gelişmesi için doğru miktarda su verilmesine yardımcı olmak için, iyi drenaja sahip, geçirgen bir toprak karışımı kullanılmalıdır. İç mekan torfun içerisinde cocopeat ve perlit karıştırılması gerekir. Toprak, nemi ve besin maddelerini tutacak kadar sıkı, suyun drenajına izin verecek kadar da gevşek olmalıdır. Besin İsteği
Büyüme mevsimi boyunca (İlkbahar-yaz) vereceğiniz gübre, Pilea’nızın gelişimini olumlu yönde etkiler.
Saksı Değişimi
Pilea iyi drene olmuş bir saksı karışımında sağlıklı bir şekilde büyür. Delikli bir saksı ve torflu karışım ile mevcut saksısının 1-2 boy büyüğüne dikebilirsiniz. Saksı değişimi için en iyi zaman ilkbahar aylarıdır.
Budama
İlkbahar ayları budama işlemi için en uygun zamandır. Pilea’nızın şeklini koruması için veya çoğaltmak için yan dallarından kesebilirsiniz. Pilea bitkiniz suda oldukça kolay bir şekilde köklenecektir. Kökler geliştikten sonra yeni bir saksıya iç mekan bitkileri için uygun olan bir toprağa dikimini yapabilirsiniz. Ayrıca bitkinizin eşit şekilde büyümesi için haftada bir kez kendi ekseni etrafında döndürebilirsiniz.
Toksiklik Durumu
Pilea, toksik bir bitki değildir. Patili dostlarınız için sorun teşkil etmez.

Yaygın Problemler
Sarkık Yapraklar
Pilea’nın az sulandığının göstergesidir. İyi ve düzenli sulama yaparak Pileayı yeniden canlandırabilirsiniz.
Yaprakların Gevrekleşmesi
Pilea’nın bulunduğu ortam kuru olduğunda yapraklar gevrekleşir ve düşer. Bitkinizin yapraklarına düzenli olarak fıs fıs yapmayı ihmal etmeyin. Farklı bitki gruplarını bir arada toplayarak ortamın nemini artırabilirsiniz.
Sararmış Yapraklar
Aşırı sulamadan kaynaklı, Pilea’nın yaprakları sararır. İlk olarak sararmış yaprakları kesip, toprağın kuruduğundan emin olduktan sonra sulama yapılmalıdır.
Yaprak Kıvrılması
Fazla sulama veya yeterli ışık almamasından dolayı Pilea yaprakları kıvrılabilir. Toprağının kurumasını seven Pilea için düzenli ve kontrollü sulama yapmalı ve bitkinizi aydınlık bir ortamda konumlandırmalısınız.
Kahverengi Yapraklar
Pilea’nın genellikle yapraklarının sararmasından sonraki aşama, kahverengi yapraklardır. Bu yapraktaki renk değişikliğinin sebebi yalnızca aşırı sulama değildir. Uzun süre güneş ışığına maruz kalma, fazla aydınlık ortam, fazla gübre ve zararlılar olabilir. Bu nedenle, bitkinizin yeterli ve düzenli sulandığından, filtrelenmiş ışıklı bir ortamda konumlandırıldığından ve seyreltilmiş gübre aldığından emin olmalısınız. Pilea’nın saplarına ve yapraklarında zararlı kontrolü yapmayı unutmayın.
Siyaha Dönmüş Yapraklar
Beyaz sinekler Pilea’nın yapraklarında siyah noktaların oluşmasına neden olur. Bu durumlarda bitkinize doğal bir çözüm olan neem yağı kullanabilirsiniz. Bitkinizin çok fazla güneş ışığı almadığından emin olup, filtrelenmiş bir ışıkta konumlandırmalısınız.
Açık Yeşile Dönen Yapraklar
Yeterli ışık almaması sonucu Pilea yaprakları, parlak yeşil rengini kaybeder ve yapraklar açık yeşil ve hatta sarıya dönebilir. İyi aydınlatılmış, direkt güneş ışığı almayan bir yerde konumlandırılmalıdır.
Yaprak Düşmesi
Fazla ısı, bitkinin nemini daha hızlı kaybetmesine neden olur. Böylece bitki gövdesi, yaprakları taşıyamayacak hale gelir. Bu nedenle oda sıcaklığı 13-26° C olmalıdır. Pilea yaprakları fazla ısıdan dökülebileceği gibi hava akımına karşı da oldukça hassastır. Pilea’nızı fazla sıcak veya fazla soğuk ortamlardan korumalısınız.
Deforme Olmuş veya Küçük Yapraklar
Zarar görmüş kökler, topraktan yeteri kadar besin alamaz ve böylece bitki yeni yapraklarını sağlıklı bir şekilde çıkartamaz. Bunun yerine küçük veya deforme olmuş yapraklar oluşur. Pilea’nızın köklerini kontrol ederek, zarar görmüş kökleri ve yaprakları temizlemeli ve aşırı sulamadan kaçınmalısınız.

Bitkileriniz ile ilgili sorunuz veya endişeniz mi var? Endişelenmeyin, Greenlium olarak size yardım etmek için buradayız! Sorunuz ne olursa olsun veya ne tür bir bitkiniz olursa olsun, sorularınızı yanıtlamak ve olabileceğiniz en iyi bitki ebeveyni olmanız için bilgilerimizi sizinle paylaşıyor olacağız.
Doğru Peyzaj Tasarımı Nasıl Yapılır?
Peyzaj tasarımında en önemli adım, bir planı kağıda dökmektir. ‘Tasarım süreci’ olarak nitelendirilen bu süreç: çevresel koşulları, isteklerinizi ve tasarımın unsurlarını dikkate alır. Asıl amaç, yaşam alanlarınızı daha estetik, işlevsel ve çevresel olarak sürdürülebilir bir peyzaja dönüştürmektir.
TASARIM SÜRECİ
Tasarım sürecinin aşamaları şu şekildedir:
-Bir saha envanteri ve analizi yapmak
-Kullanıcı ihtiyaçlarını belirlemek
-Fonksiyonel diyagramlar oluşturmak
-Kavramsal tasarım planları geliştirmek
-Nihai bir tasarım planı çizmek
Süreç, çevre envanteri, toprak özelliği, drenaj, iklim koşulları ve mevcut bitki örtüsünün analizi ile başlar. Bu, hem bitki seçimi ve yerleştirilmesi, hem de kullanıcı etkinliklerinin ve işlevlerinin belirlenmesi için kritik bir adımdır. Bu önemlidir çünkü bitkileri etkileyen aynı iklim koşulları (sıcaklık, nem, yağmur, rüzgar ve güneş ışığı) kullanıcıyı da etkiler. Bir sonraki adım, ihtiyaçlarınızın ve isteklerinizin bir listesini yapmaktır; bu, bahçenizin ve peyzajınızın nasıl kullanılacağını belirlemenize yardımcı olur. Kullanıcı analizleri, tasarımın biçimi ve stili için bir tema oluşturmanıza da yardımcı olacaktır. Daha sonra fonksiyonel diyagram, sahadaki aktivite alanlarını konumlandırmak için kullanılır ve bu diyagramdan kavramsal bir plan geliştirilir. Son adım, kurulum için gerekli olan tüm sert peyzaj ve dikim detaylarını içeren nihai bir tasarımdır. Tasarım süreci boyunca dikkate alınması gereken on önemli şey vardır.

Biyofilik Tasarım Nedir?
Son dönemlerde oldukça yaygın olan Biyofilik Tasarım kavramı; insanın doğa ile içsel bağlantı kurma isteğidir. Kentleşmenin yaygınlaşması ile birlikte insanlar, doğadan uzaklaşmaktadır. Doğayı merkez alan tüm tasarımları kapsayan biyofilik tasarım; ekolojik ve sürdürülebilirliği amaçlamaktadır. Böylece içten gelen doğa arzumuzla, bitkileri ve doğayı kendi yaşamımıza dahil etmemizi sağlar.
Doğayı evimize getirmek, sadece iç mekanları estetik açıdan iyileştirmekle kalmıyor, aynı zamanda bitkilerin hava temizlemeden üretkenliğe, stresi azaltmadan enerji yükseltmeye kadar, zihinsel ve fiziksel sağlığı desteklediğini göstermektedir.
Biyofilik tasarım; görsel, işitsel ve duyusal ögeler içermelidir. Bitki ve ağaçların çevre düzenlemesine eklenmesi, doğal ışık kullanımı, su ögesi, doğayla ilişkilendirilen renklerin kullanılması, doğal hava akımı, doğal aydınlatma yani tüm bu doğal sistemler biyofilik tasarımı oluşturan unsurlardır.
Biyofilik tasarım, insanlar için sağlıklı ve üretken yaşam alanları yaratmanın bir yoludur. Ev, ofis, bahçe,hastane, yapı gibi bir çok farklı ölçek ve mekanda uygulanabilir.
- Mevcut doğal ışıktan en iyi şekilde yararlanın.
- Saksılara ağaç, bitki veya çiçek ekebilir, raflarda sarkan uzun bitkiler konumlandırabilirsiniz.
- Sizi mutlu eden, doğayla ilişkili doğal renk ve desenler kullanın.
- Mobilya ve döşemelerde ahşap dokuya yer verin.
- Hava sirkülasyonunu bir fan ile sağlayabilir, mum yakarak da ateş unsurunu alanınıza dahil edebilirsiniz.
Sosyal medya sayfalarımızı takip ederek, indirimler ve kampanyalarımızdan haberdar olun.
Greenliumplants





